EDİTÖR BAŞVURU
Faydalı BilgilerSağlık

Uyku Döngüsü Nedir?

Uyku döngüsü nedir? Uyurken beynin ne yapar? Uykusuz kalmanın zararları nelerdir? Günde kaç saat uyumalıyız? Sorularının cevapları detaylarıyla yazımızda.

Yaşadığımız çevre, kendine has ve belirli bir düzende işleyen doğa kurallarına sahiptir. Bu kurallar döngüsel yapısıyla bir sirkadiyen oluştururlar. Atılan her kalemin yere düşmesi ve evrendeki her canlının evrim mekanizmalarından kaçamaması gibi organizmaların işleyişinde de oluşturduğu belirli bir ritmi vardır. Bu ritmin bir parçası olarak uyuma eylemi, gün içerisinde işleyişini tempoyla devam ettiren organizmanın döngüsünü sağlaması için bir fırsat sunar.

Sahip olduğumuz zihin, gün içerisinde dışarıdan aldığı uyaranların işlenmesini sağlar. Her çalışmanın sonunda olacağı gibi bu işlemde de atık ürünler oluşur. İnsan sosyal yaşamında oluşturduğu çöpler için atık merkezleri inşa etse de sistemlerimizde de bunu sağlayan bir yapı olmalıdır. Bu organ, insanın sistemlerinin kontrolü ve işleyişinden sorumlu yapısı olan beyindir. Peki beyin bunu nasıl sağlamaktadır?

Uyurken Beyin Ne Yapar?

Uyurken Beyin Ne Yapar?

Yoğunluğunu bitiren ve dinlenmeye geçen insan bazal bir metabolizmaya sahiptir. Bu da dış uyaranların minimum düzeyde olduğu ve vücudun yavaş bir tempoyla çalıştığı an demektir. Oluşan bu yavaşlık anında ortaya kullanılmak için fazlaca enerji kalacaktır. İnsan sistemi, sahip olduğu bu enerjinin beyin tarafından kullanılmasını ister. Bunun sebebi ise gün içerisinde maruz kalınan fazlaca bilginin veya dış uyaranın gerekli, gereksiz ayrımının yapılıp sistemsel bir temizlenmeye muhtaç olunmasıdır. Beyin ise bunu uyku halinde olduğu zaman gerçekleştirir.

Pandemiyle birlikte uyku alışkanlıkları ve düzeni değişmiş olsa da; uyku boyunca beyin; karaciğerin, kalbin ve diğer organların işleyişini kontrol eder ve gün içerisinde elde edilen bilgilerin tasnifini sağlar. Eğer uyunmazsa beyin dış uyarandan kurtulamaz ve enerjisini sürekli olarak onları değerlendirmeye ayırır. Böylelikle onarım, temizlenme ve kontrol işlemlerine vakit kalamaz. Böyle durumlarda bireylerde bilişsel yetinin azalması, denge kaybı, hafızada problemler veya istemli hareketlerin yapımında güçlükler meydana gelir.

Beyin enerjisini sürekli olarak dışa ayırdıkça gerçek ve hayal birbirine karışmaya başlar ve kişilerde halüsinasyon görme gibi durumlar yaşanır. Aynı zamanda gün içerisinde ise aşırı yorgun olma, karar alma yetinin zayıflaması ve fizyolojik fonksiyonlarda hasar görme gibi durumlar meydana gelir.

Uykusuz Kalmanın Zararları

Uykusuz Kalmanın Zararları

Beyin, sahip olduğu nöral sistemleri tazelemesi ve sürekli kılması gerekirken buna vakit ayıramaması organizmanın sahip olduğu işleyiş birimlerini etkilemeye başlar.

Uykusuz kalmanın zararlarına aşağıdakiler örnek gösterilebilir:

  • hafıza sorunları
  • denge sorunları
  • artan diyabet riski
  • bağışıklık sisteminde zayıflık
  • kalp ritminde görülen bozukluk
  • karaciğer fonksiyonlarında daralma

Uyku esnasında beyin enerjinin bir kısmını da organların işleyişindeki aksaklıkları ve yenilenmeleri takip etmek için kullanır. Bunu bir bilgisayar sisteminin fazlaca dolması durumda işlev kaybına uğraması gibi hayal edebilirsiniz. Uykunun insanlarda oluşturduğu biyolojik ritim, canlılığın devamı için gereklidir. Peki günde kaç saat uyumamız beynimiz için yeterli olacaktır?

Günde Kaç Saat Uyumalıyız?

Bu sorunun cevabı kişilerin biyolojik ritimlerine bağlı olsa da genel kabul gören saat yetişkinler için yedi – sekiz saattir. Yaşlılık durumlarında ise uyuma süresinin kısalmasını, bilim insanları, biyolojik ritim ile homoestasinin düzensiz ilerlemesinden kaynaklandığını düşünmektedirler. Yapılan araştırmalarda yetişkinlerde yedi saatten az alınan uykunun kişilerde bilişsel eksikliğe, hafıza problemlerine ve tepki sürelerinde yaşanılan düşüklüğe sebebiyet vermektedir. Yaşamın sahip olduğu kurallar canlılığın devamı için birikerek bugüne gelmiştir. Uyku ise bunların vazgeçilmezidir.

İlginiz Çekebilir

Martin Luther King

Martin Luther King, Jr., Afrikalı-Amerikalı Baptist papaz ve Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi. Dünya genelinde şiddet karşıtı ve ırksal eşitlik görüşleriyle tanınmaktadır ve 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır.

Sizin düşünceniz nedir?

Başa dön tuşu