rocket domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/lafmacun/public_html/wp-includes/functions.php on line 613116. yüzyıl, Akdeniz’de büyük güçlerin çekişmesine sahne olmuştur. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişi, Avrupa devletlerini tedirgin etmiş ve denizlerdeki hakimiyet mücadelesini kızıştırmıştır. İşte tam bu bağlamda, 27-28 Eylül 1538 tarihlerinde gerçekleşen Preveze Deniz Savaşı, deniz tarihinin dönüm noktalarından biri olarak karşımıza çıkar. Bu savaş, sadece askeri bir çatışma değil, aynı zamanda iki farklı denizcilik anlayışının, iki farklı dünya görüşünün ve iki farklı imparatorluk vizyonunun çarpışmasıdır.
15. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar ve Doğu Akdeniz’deki ilerleyişi, Avrupa devletlerini endişelendirmeye başlamıştı. Özellikle Rodos’un 1522’de Osmanlılar tarafından fethi, dengeleri ciddi şekilde değiştirmişti.
Cezayir’de güçlü bir deniz üssü kuran Barbaros kardeşler, Kuzey Afrika kıyılarını kontrol altına almışlardı. Barbaros Hayreddin’in 1533’te Osmanlı hizmetine girmesi ve 1534’te Kaptan-ı Derya olması, Osmanlı deniz gücünü zirveye taşıdı.
Papa III. Paul’ün öncülüğünde, Venedik, Ceneviz, İspanya ve Portekiz gibi denizci devletler bir araya gelerek Kutsal İttifak’ı kurdular. Amaçları, Osmanlıların Akdeniz’deki ilerleyişini durdurmak ve mümkünse geri püskürtmekti.

Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, yaklaşık 122 gemi ve 20,000 askerden oluşuyordu. Bu gemilerin çoğu, manevra kabiliyeti yüksek kadırgalardı.
Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması ise 300’e yakın gemi ve 60,000 civarında askere sahipti. Ancak bu gemilerin önemli bir kısmı, ağır ve hantal olan kalyonlardı.
İki donanma, Preveze açıklarında karşılaştı. Haçlı donanması sayıca üstün olmasına rağmen, rüzgarın yön değiştirmesi nedeniyle avantajlı konumunu kaybetti.
Barbaros, daha hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek kadırgalarıyla düşman gemilerinin arasına dalarak, onları birbirinden ayırmayı başardı. Bu taktik, düşman gemilerinin toplu halde hareket etmesini engelledi.
Ertesi gün şiddetlenen çarpışmalarda, Osmanlı gemileri düşman hatlarını sürekli olarak yarıp geçerek büyük zarar verdi. Haçlı donanması, koordinasyonunu tamamen kaybetti.
Ağır kayıplar veren ve moral açısından çöken Haçlı donanması, Andrea Doria’nın emriyle geri çekilmeye başladı. Bu karar, savaşın kaderini belirledi.
Preveze Deniz Savaşı, büyük ve hantal gemiler yerine, hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek gemilerin önemini ortaya koydu. Bu, gelecekteki deniz savaşı taktiklerini derinden etkiledi.
Bu zafer, Osmanlıların sadece karada değil, denizde de güçlü olduklarını kanıtladı. Bu durum, imparatorluğun genişleme stratejisini denizlere de yönlendirmesine neden oldu.
Preveze yenilgisi, Avrupa devletlerini denizcilik alanında yeni arayışlara itti. Özellikle gemi teknolojisi ve deniz savaş taktikleri konusunda yoğun çalışmalar başlatıldı.
Osmanlı tarih yazıcıları, Preveze zaferini büyük bir coşkuyla anlatırlar. Özellikle Barbaros Hayreddin Paşa’nın dehası ve Osmanlı denizcilerinin cesareti ön plana çıkarılır.
Avrupalı tarihçiler ise genellikle yenilginin nedenlerini analiz etmeye odaklanırlar. Andrea Doria’nın liderlik yetenekleri ve Haçlı donanmasının kompozisyonu sıkça eleştirilir.
Preveze zaferi, Osmanlı şiirinde ve minyatür sanatında sıkça işlenen bir tema haline geldi. Barbaros Hayreddin Paşa, adeta bir destan kahramanına dönüştü.
Bu zafer, Avrupa’da “Türk korkusu”nu daha da pekiştirdi. Osmanlılar, sadece karada değil denizde de yenilmez bir güç olarak algılanmaya başlandı.
Preveze’den sonra Venedik, Osmanlılarla uzlaşma yoluna gitti. 1540’ta imzalanan anlaşma ile Venedik, Osmanlı üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldı.
İspanya, bu yenilgiden sonra doğrudan Osmanlılarla karşılaşmak yerine, Kuzey Afrika’daki Osmanlı vasallarına yöneldi. Bu strateji değişikliği, sonraki yıllarda Akdeniz’deki çatışmaların niteliğini değiştirdi.

Barbaros’un uyguladığı taktikler, gelecekteki deniz savaşlarına örnek teşkil etti. Özellikle hızlı manevra ve düşman hatlarını yarma stratejisi, uzun yıllar boyunca kullanıldı.
Preveze, ağır ve hantal kalyonların dezavantajlarını ortaya koydu. Bu, hem Osmanlıların hem de Avrupalıların gemi tasarımlarını gözden geçirmelerine neden oldu.
Preveze Deniz Savaşı, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasının simgesidir. Bu savaş, Osmanlı İmparatorluğu’nun zirve dönemini işaret ederken, Avrupa’nın da denizlerde yeni stratejiler geliştirmesine yol açmıştır. Barbaros Hayreddin Paşa’nın dehası ve Osmanlı denizcilerinin cesareti, tarih sayfalarında altın harflerle yerini almıştır.
Ancak tarih, değişimin kaçınılmaz olduğunu da göstermiştir. Preveze’den yaklaşık 33 yıl sonra gerçekleşen İnebahtı Deniz Savaşı (1571), Akdeniz’deki güç dengelerinin yeniden değişebileceğini göstermiştir. Yine de Preveze, Osmanlı deniz gücünün zirvesini temsil etmesi ve dünya deniz tarihinde bir dönüm noktası olması açısından her zaman önemini koruyacaktır.
Bugün, Preveze Deniz Savaşı’nı anlamak, sadece geçmişi değerlendirmek için değil, aynı zamanda stratejik düşünce, liderlik ve teknolojik üstünlüğün önemini kavramak için de büyük önem taşımaktadır. Bu savaş, tarihin akışını değiştiren olaylardan biri olarak, hem askeri tarih öğrencileri hem de stratejik düşünce meraklıları için zengin bir inceleme konusu olmaya devam edecektir.
]]>