HaberlerTürkiye

İntihar Eden Seyit’in Yürek Yakan Hayatı


Aksaray Eskilli olan Seyit Talaşlı iş için gittiği Konya’da kendini asarak hayatına son vermişti.

Seyit Talaşlı’nın kanser tedavisi gören babası ise haberin ardından oğlunun acısına üç gün dayanabildi ve kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.


BU AYIP HEPİMİZE YETER

Çocuklarından birinin okulunda müdürlük yapan öğretmen Seyit ile ilgili şunları söyledi, geçen yıl kanserden eşini kaybetmiş ve 4 çocuğuyla birbaşına kalmış Seyit. Babasıda kanser hastası anneside hasta ancak para kazanıp hasta ana babasına ve çocuklarına bakabilmek için Aksaray’dan Konya’ya üç kuruş için çalışmaya gitti. Giderken mecbur çocuklarını hasta anasına bıraktı. Gece çalışıp gündüz kanser tedavisi gören babasına bakıyordu. Ancak çocuklarını görecek vakti olmuyordu, çocukları burnunda tütmüştü. Hayatın yükü ağır gelmeye başlamıştı… Hangisine yetişeceğini, hangisine para bulacağını şaşırmıştı? Annesine ‘Anne, çocuklarımı çok özledim, burnumda tütüyorlar’ diyordu gözleri dolarak. Maddi imkansızlıklar hergün artıyordu,yetiştiremiyordu.

Yazısına şu şekilde devam ediyordu okul müdürü Dursun Altan: ‘Ne bir zengin çağırıp bir iş veriyordu, ne de bir siyasetçi ‘Gel arkadaş, sen ihtiyaçlısın seni işe alalım, çocuklarının başında dur.’ diyordu. Ezanlar okunuyordu, Eskil’deki on beş civarında camiden birbiri peşi sıra ama bu imamlardan biri de gelip, halin vaktin nasıldır diye sormuyordu. Biri de ben olmak üzere çocuklarını okutan öğretmenlerden biri de evini ziyaret edip, halini durumunu sormuyordu. Bir komşusu, bir hemşehrisi, kısaca bir Allah’ın kulu halini sormuyordu. Siyasetçiler onu görmüyor, zengin çocuklarını işe alıyordu. Biz mutluyduk, siyasetçi mutluydu, komşular mutluydu, esnaf mutluydu. Ama Seyit’in evinde çaresizlik her tarafı sarmıştı.’

Çaresizlik içinde yoklukla mücadele ederken dayanamadı Seyit… Dört çocuğunu ve ana babasını bırakıp gitti. Arkasından ‘Keşke yapmasaydı, canına kıymasaydı, öbür dünyasını da mahvetti’ dediler.

Dursun öğretmen şu şekilde devam ediyor yürek yakan yazısına: ‘Demek bu çaresizlik ve yalnızlık içerisinde canına kıyan Seyit cehenneme gidecek, bizler de cennete gideceğiz öyle mi? Öyle mi? Öyle mi? Eskil’in siyasetçisi, esnafı, memuru, vatandaşı biz cennete gideceğiz öyle mi? Öyle mi? Öyle mi?

Bugün cuma namazında imam camiden bizi kovalamalıydı; “Demek Seyit yoksulluktan, çaresizlikten, yalnızlıktan canına kıyacak, 4 tane yavrusunu hem öksüz hem yetim hem yalnız bırakacak, siz buna seyirci kalacaksınız, haberdar olmayacaksınız, şimdi burada kılacağınız iki rekat namaz ile Allah’ın rızasını kazanacaksınız, cennete gideceksiniz öyle mi?” Haydi varın gidin işinize deyip, camiden kovalamalıydı bizi, ben de dahil olmak üzere hepimizi. Birbirimize “Cumanız mübarek olsun” diye mesaj attığımız için, cumamız mübarek oldu öyle mi?

Cennet bu kadar ucuz mu? Seyit çaresizlikten canına kıyarken bizim yediğimiz lokmalar helal mi? Seyit çaresizken canına kıyarken hacca gitmek bize farz mı? Bilmiyorum, hocalar daha iyisini bilir. Seyit canına kıydığı için geride kalan dört çocuğunun üzerine güneş batarken, biz evlerimizde çoluk çocuğumuzla yemeğe kaşık sallarken, o lokmalar bizim boğazımıza durmalı, çakılıp kalmalıydı. Lanet olsun fakiri görmeyene, lanet olsun fakiri gözetmeyene, lanet olsun bana, lanet olsun bize, lanet olsun hepimize. Daha ne diyeyim? Sakın bize hakkını helal etme Seyit. Çekelim cezamızı sonuna kadar, sonuna kadar, bize merhamet etme, biz merhameti hak etmiyoruz.’

Dursun Altan Seyit’in büyük oğlu Recep’in okulunda öğrenci. Babasının canına kıydığı gün babasının Eskil’e kendilerini ziyarete gelmelerini bekliyormuş. Kötü haberi alan öğretmeni, sınıftan Recep’i çağırmış, Recep heyecanla çıkmış sınıfından “Herhalde babam geldi.” diyerek. Kimse söyleyememiş acı gerçeği Recep’e.

Dursun öğretmen yazısını şu şekilde bitiriyor: ‘Bu yazıda sarf ettiğim kem sözler önce kendime sonra da üzerine alınan herkese. Seyit gitti, gelmez geri. Haydi bari seferber olalım geride kalan 4 yavruya, anasına babasına.’

Dursun öğretmen aileye yardım için Kaymakamlığa başvurduğunu ve Yardım kampanyası için müracaatta bulunduğunu belirtiyor. Kampanya kabul edilirse Recep ve acılı ailesine bir nebze destek olunabilir… 

pomeranian boo fiyatları

Serap Yılmaz

2010 yılında haber sitelerinde editörlük kariyerine başladım ve zamanla yolum Lafmacun.Net ile kesişti. Magazin ve ünlüleri yakından takip eden yazar, Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan magazinsel olayları Lafmacun.net okurlarına aktarıyor. Bana ulaşmak için: Syilmaz@lafmacun.net adresine mail atabilirsiniz.

Sizin düşünceniz nedir?

Başa dön tuşu