Faydalı BilgilerListelerSağlık

Ayna Nöronlar ve Empati Nedir?

1996 yılında, İtalya‘da bulunan Parma Üniversitesi’ndeki görevli bilim insanlarından Giovanni RizzolattiVittorio Gallese ve çalışma arkadaşları , yaptıkları araştırmalar sonucunda, makak maymununun beynindeki ön lobda “ayna nöron” olarak isimlendirdikleri, farklı bir motor nöron hücresi buldular.

Bu bilim insanlarından oluşan ekip, maymunlar üzerinde nöronları test ediyorlardı. Deney yaptıkları maymunlar ne zaman bir fıstık alsalar, onlara bağladıkları elektronik hassas cihazlardan, nöron aktivitelerinden tespit edilmiş özel bir ses duymaktaydılar. Daha sonra bir gün maymunlar hareket etmeden dururlarken, bir bilim adamı fıstıklara uzandı ve maymunun nöronu sanki kendileri uzanıp fıstığı alıyormuş gibi aynı aktiviteyi gerçekleştirdi.

Bu durum şunu ortaya çıkardı: “Bir şeyi görmek ve bir şeyi yapmak aynı şeydi!” Yani, bu nöron birisini bir şey yaparken seyrederken sanki kendisi yapıyormuş gibi aktive olmaktaydı.

Daha sonra ise; 2010 yılında Roy Mukabel ve ekibi, benzer bir deneyi 21 insan üzerinde gerçekleştirdi.  İlginç olan ise bu deneydeki bazı kişilerin, diğerlerine göre durumlara daha fazla tepki verdikleri gözlemlendi.  Ayrıca ayna nöronların, maymun beyninin aksine, insan beyninin çok farklı yerlerinde bulunduğu farkedildi.

Bir başka araştırmaya göre ise, ayna nöronlar vücutta 1 yaşından sonra gelişmeye başlıyor, bebekler çoğunlukla 12 aydan sonra etraflarına nispeten tutarlı tepkiler veriyorlar.

Yawei Cheng ve ekibinin araştırması ise cinsiyetler üzerine. Dişilerin, ayna nöronlardan gelen uyarılara karşı erkeklere oranla daha fazla tepki verdiklerini tespit etmişler. Bu da aslında kadınların erkeklere oranla empati kurmaya neden daha yatkın olduklarını açıklıyor.

Bu konuyu daha iyi anlamak için önce nöron ve empati kavramlarını inceleyelim…

Nöron nedir?

Nöron, sinir sistemimizin yapı taşı olan sinir hücreleridir. Beyin nöron hücrelerinden oluşur. Yetişkin insan beyninde, ortalama 100 milyar nöron bulunur. Bu nöronlardan her birisi, beyinde bulunan diğer nöronlarla 1.000 – 10.000 civarından bağlantı kurar. Sinir uyarısı denilen “impuls“u  üretir ve iletirler. Yani, vücudumuzdaki bilgi aktarımını nöronlar sağlar.

Empati nedir?

Empati, en bilinen tanımıyla kendimizi başkasının yerine koymak ve karşımızdakini hissetmek, anlamaktır. Latince “en(iç)” ve “patheia (algılama)” kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Empati kurmak, sosyal yaşamımızdaki ilişkilerimizin gelişmesi ya da yaşamdaki stratejimizi belirlemek için avantajdır. İnsanlar genelde karşılarındakinin kendini anlamadığından şikayet ederler. Doğru ölçüde empati yapmak iş hayatında, kişisel ve sosyal iletişimlerde başarıyı ve çekiciliği getirir.

Burada doğru ölçüden kasıt şudur:

Eğer empati seviyeniz düşükse; sadece kendi doğrularınıza inanır ve etrafınıza dikte etmeye çalışır, çevrenize karşı duyarsız olursunuz. Düşük empati; vicdansızlık, merhamet eksikliği, otizm, iletişim eksikliği, egoistlik, utanmazlık gibi durumlara sebep olur.

Eğer empati seviyeniz çok yüksekse; bu sizin hayat kaliteniz açısından tehlikeli olabilir çünkü aşırı duyarlılık yanında olan bitenlerden, insanların ruh hallerinden ve davranışlarından aşırı etkilenmeyi de getirir. Yüksek empati kişileri ileride depresyona, yalnızlığa, başarısızlığa, mutsuzluğa, ruhen zayıflamaya, sürü psikolojisine boyun eğmeye ve içine kapanmaya iter. Empati seviyesinin çok yüksek olması, aslında bu yeteneğe/özelliğe sahip kişiler için avantajlıdır ama kendilerine güçlü bir koruma kalkanı oluşturabilmişlerse. Kendilerini koruyabilenler çok başarılı ve güçlü kişiler olurlar, koruyamayanlar ise aşırı hassas olmaları nedeniyle çok çabuk ve hızlı dağılırlar, ilişkilerinde başarısız olurlar, yıkıma uğrarlar, toplumsal otizmin pençesine düşerler ve kolay kolay da toparlanamazlar.

Empati, ayna nöronlar aracılığıyla gerçekleşir. Karşımızdaki esnediğinde biz de esneriz ya da onun mimik ve hareketlerini kolayca taklit edebiliriz. Yaşamımız boyunca bu taklit sistemi, hayatımızı etkiler, öğrendiklerimizi, sözlerimizi ve davranışlarımızı belirler.

Ayna nöronlar sadece ruh hallerini taklit etmezler, becerileri de taklit ederler. Bir anlamda öğrenmenin temelidir. Karşınızdakinin yaptığı bir işe bakarak sizin de aynı işi yapabilmeniz gibi. Aynı zamanda karşınızdaki insanla içselleştiğinizde onu daha iyi anlamanızı ve ona karşı davranışlarınızı, sözlerinizi belirlemenizde yardımcı olurlar.

Aşağıda, ayna nöronlarla ilgili Sinirbilimci Vilayanur Ramachandran‘ın TED Talks’ta yaptığı ilham verici konuşmanın Türkçeye çevrilmiş altyazılı halini izleyebilirsiniz:

pomeranian boo fiyatları

Murat Dere

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdikten sonra çeşitli alanlarda çalıştıktan sonra kendimi ekonomi ve siyaset konusunda geliştirdim. Bu konularda severek ve tarafsız olarak okuyuculara haberler paylaşmaya çalışıyorum. Tarafıma ulaşmak isterseniz Mdere@lafmacun.net mail adresine iletilerinizi yollayabilirsiniz.

Sizin düşünceniz nedir?

Başa dön tuşu